Green’in Anlatımı ile Freud’da Hadım Edilme Kompleksi

Green’in Anlatımı ile Freud’da Hadım Edilme Kompleksi

İbrahim DENİZ

Hadım edilme kelime anlamıyla, üreme araçlarından yoksun bırakılma demektir. Freud’un hadım edilme kompleksi olarak tanımladığı şey ise tamamen yeni ve bambaşka bir şeydir; çocuk cinselliğinin gelişiminden, bu gelişimin yol açtığı arzudan ve çocuğun gelişimi üzerindeki etkilerinden doğmuş ruhsal bir yapıdır. Andre Green buradaki ruhsal yapı kelimesine özellikle vurgu yapmaktadır. Hadım edilme kompleksi, bir kompleks olarak bir çok parçanın bir araya gelmesinden oluşan bir ruhsal yapıdır.  Hadım edilme kompleksi dediğimizde, çocuk cinsel kuramını, ilkel sahneyi, hadım edilme tehdidini, hadım edilme kaygısını bu kaygının yol açtığı savunmaları ve bu kaygı etrafında geliştirilen kişilik örgütlenmesini ve semptomları bir araya getiren bir bütünü anlamamız gerekmektedir. Hadım edilme kompleksi, bazen çocuğu otoerotik hazdan vazgeçirmek için bakıcısından ya da annesinden gelen tehdit sonucu ortaya çıkar. Tehdit eden kadın olsa dahi uygulayıcısı daima erkektir. Çocukta cinsiyet farklılığının kavranması penisin erkek çocukta varlığı ve kız çocukta yokluğunun fark edilmesi ile yerleşir ve bu anatomik farklılığa cevap arayan çocuğun cinsel merakının en önemli konularından birisi haline gelir. Erkek çocuğu bunu bir çocuk cinsel kuramı ile, yani babanın kadınları hadım ettiği kuramıyla açıklar. Anne, daha az öneme sahip kadınlardan farklı olarak istisnai şekilde penisli olarak tasarımlanır ama bir süre sonra onun penisinin olmadığı sonucunda varılır. Önce reddedilen ya da meydan okunulan hadım edilme tehdidinin Oidipus evresinde somutlaşması çocuksu cinsel kuramın sonucudur çünkü çocuk bu cezanın kendine de uygulanacağından korkar. Bu tehdit, anne-baba ve çocuk üçlüsünü ilişkiye sokan Oidipus çerçevesinde yer aldığı için de Oidipus kompleksine sıkı sıkıya bağlı bir hadım edilme kompleksi oluşur. Yani hadım edilme kompleksi Oidipus kompleksinin içinde yer alır ve onun parçasıdır; ensest ve babayı öldürme fantezilerini cezalandıran, her tür ihlal girişimini yasaklayan ve Oidipal arzuları gerçekleştirme eğiliminin önce bastırılmasına, sonra da terk edilmesine yol açan pozitif kompleksin olduğu kadar, erkek çocuğunda homoseksüel istekleri doyurmak için imgesel hadım edilmeyi gerekli kılan, çocuğundaysa, babanın penisini alamamaktan doğan hadım edilme duygusunu anneye saplanmayla ödünleyen negatif kompleksin de sonucudur. Hadım edilme kompleksinin ve etkilerinin yerine geçecek olan üstben oluşumu bu süreç yakından ilişkilidir. Analiz ile kanıtlanan hadım edilme kompleksinin üstben ile olan bu yakın ilişkisi, bu kompleksin bir çok semptom ve nevrozdan sorumlu olan geniş bir etki alanı olduğunu gösterir. (Green, 2004)

Freudda Hadım Edilme Kompleksi

Green’e göre Hadım Edilme Kompleksi Freud’a ilk olarak imgesel oluşumlar ile kendini göstermiştir. Düşlerin Yorumu’nda rüyalar, sansürün ortadan kalkışı ile hadım edilmenin simgesel betimlenişini (kellik, saç kesimi, boyun vurulması vb) kolaylaştırmaktadır. Hadım edilmenin kurama bu şekilde rüyalar aracılığıyla girmesi, gerçek hadım edilmeden hayli farklı bir hadım edilme düşleminin söz konusu olduğunu göstermektedir. 

Hadım edilmenin kurama resmen girmesi ise 1908’de, yine fantezi niteliğinde bir etkinliğin betimlediği, “Çocukların Cinsel Kuramları” adlı makale ile olmuştur. Burada, hadım edilme tüm canlıların penise sahip olduğunu düşleminin gerçek ile karşılaştırılmasından ortaya çıkmıştır. (Freud, 1908)

Küçük Hans Vakası, Freud’a hadım edilme kompleksi ile ilgili düşüncelerini kanıtılama fırsatı sunmuştur. Küçük Hans’ta hadım edilme tehdidi çocuk mastürbasyonu ile ilgilidir ancak bu tehdit daha sonradan yürürlüğe girer. Aslında kaygıyı doğuran Hans’ın annesinin cinsel organını görmesi ve bunu hadım edilme tehdidi ile ilişkilendirmesidir. Green , Hans üzerine bir gözlem daha yapar. Oğlan çocuk yine cinsel organından mahrum bırakılacağını düşünür ama bunun yerine daha büyüğünün konmasını amaçladığı konusundaki umudunu korur. Hans’ın son rüyası bu bağlamda düşünülebilir. Green, bunu erkeklerdeki penis hasedinin kanıtı olarak görür.  (Green, 2004)

Freud, Sıçan Adam vakası ile yetişkinde Hadım Edilme Kompleksinin görünümlerini incelemeye girişir. Sıçan Adam vakası Freud’a Hadım edilmenin gerilemeli yönünü yani sadist anal biçimini kavrama yolu açar. (Freud, 1909)

Düşüncesinin gelişimi Freud’u Da Vinci gibi dehaların dahi hadım edilme kompleksini yaşadığını kantılamaya iter. Bu Hadım edilme komplesinin sadece patolojilere özgü bir durum olmadığını ve evreneselliğini göstermeye yönelik önemli bir girişimdir. (Freud, 1910)

Schreber vakasında  ise, Yargıç’ın kendisi adeta Freud’un kuramına kanıt sunmaktadır. Schreber, ana temalarından biri erkekliğinden kurtulma özlemi olan hezeyanlı bir paranoya yaşamaktadır ve kadına dönüşmek sureti ile, yeni bir insan ırkı yaratmak üzere Tanrı ile evlenmeyi düşlemler (Freud, 1911). Freud, bu olgunun hezeyanlarını, Hadım edilme kompleksinin, Odipus kompleksi ile olan ilişkisini göstermek için kullanmıştır. Ancak Odipus kompleksi ismi ortaya çıkmaz ve “Baba Kompleksi” kelime grubu kullanılır. Aynı şekilde bu vakanın incelemesi, hadım edilme kompleksinin, ruhsal yapıyı penisin çıkarılıp alınmasının oluşturduğu kaygıdan daha fazla ve geniş ölçüde etkilediği düşüncesinin öncülünü oluşturmaktadır. (Green, 2004)

Hadım edilme kompleksinin, nevrotiklerde de psikotiklerde de, sağlıklı insanlarda da, dehalarda da bulunduğunu fark eden Freud, Totem ve Tabu (1913) ile antropolojiye yönelir. Uygarlığın ilk adımlarında kalmış olan bu ilkel kabilelerde hadım edilme kompleksinin izini bulmak büyük bir tarih dayanak anlamına gelmektedir. Modern antropologlar tarafından yoğun eleştiri alsa da bu eserle Freud, Oidipus kompleksi ile o zamana kadar mastürbasyonun dolaysız sonucu olarak görülen Hadım Edilme Kompleksini kesin olarak birbirine bağlar. Öte yandan antropolojik araştırmalar, hadım edilmenin simgesel yorumlanmasına olanak verecektir. (Green,2004)

Klinik deneyim Freud’a Hadım Edilme Kompleksine değişik pencerelerden bakma fırsatı vermeye devam etmektedir. Kurt Adam (Freud, 1917) vakasında, negatif Oidipus kompleksinin oğlan çocuğunu Hadım Edilme Kompleksinden kurtarmadığını ve anal erotizm düzeyinde güçlü bir bağlanmayı belirttiği gösterir.  Bu olguda, hadım edilme, bastırılmış bilinçdışı fanteziden çok, kesilmiş parmak halüsinasyonu anısında simgeleşmektedir. (Green,2004)

Narsisizmin kurama sokulması (Freud, 1914) ile birlikte hadım edilme, diğerlerinin yanında bir de narsisistik bütünlüğün zarar görmesi anlamını kazanacaktır. (Green, 2004)

Hadım edilme, bir yandan mastürbasyon fantezilerindeki ensest teması sayesinde Oidipal çatışmaya daha fazla bağlanırken, bir yandan da Kurt Adam’dan sonra hemen her zaman anal bir birleşmeyi çağrıştıran, genel olarak babaya yönelik sadizm yansıtmalarının eşlik ettiği vahşi bir sahne olan ilkel sahneye bağlanır. Freud giderek ilkel kabile babasının çocuklarına hadım edilmeyi gerçekten uyguladığına kanaat getirir ve bugün çocuklarımızda kendilerini gösteren etkiler de türoluşsal şemaların aktarılması sonucudur. Günümüzde bu son hipotez reddedilmektedir. (Green, 2004)

Green (2004), Freud’un bu ağsı bütünün yani kompleksin, değişik temalar arasında bağlantılar kurduğu ve onları sıkı bir şekilde birbirine düğümlediğini ifade eder.

Green (2004), Hadım Edilme Kompleksinin kelimenin tam anlamı ile komleks olarak Freud yapıtlarında en eksiksiz olarak gerçekleştiği dönemi 1923-1926 olduğunu savunur. Bunu üç aşamada açıklamaya girişir. I. Ben ve İd de Oidipus Kompleksinin tam olarak betimlenmesi, II 1923-25 arasında yayınladığı bir çok kısa makale, III. 1926’da hadım edilme kaygısı sorunsalının geliştirildiği “Ketlenme, Semptom ve Kaygı” makalesi. (Green, 2004)

“Ben ve İd”‘ (1923) Freud’a ruhsal aygıtı tekrar şekillendirme fırsatı verir, Oidipus kompleksinin pozitif ve negatif görünümlerini bu yeni çerçevede betimler. Ancak Ben ve id makalesinde hadım edilme tehdidinden çok az bahsedilir ve sadece oğlan çocuğunun baba karşısında kadınca özdeşleşmesi açısından ele alınır. (Green,2004)

Freud, “Cinsellik Kuramına Eklenmek Üzere” alt başlığını taşıyan “Çocuk Genital Örgütlenmesi” adlı makalesinde (Freud, 1923b), çocuklukta tek bir genital organ -var olan veya olmayan- penis, başka bir değişle fallik öncelik bulunduğu vurgulanır. Bu da iki ihtimale yer verir: fallik ve katre.  Bununla birlikte, Freud’un üzerinde durduğu ve kadın cinsel organının görülmesiyle doğrulanan hadım edilmenin gerçekliği hiç de mutlak bir kural değildir ve çocuk her zaman bunu inkar edebilir. Buradan, algının tek başına hadım edilme kompleksinden sorumlu olmadığı, bunun için babanın gerçekleştirdiği bir hadım etmenin belirtisinin penis yokluğu tasarımı ile birleştirilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkar.

Oidipal Kompleksin Çözülmesi (1924) makalesinde Freud, Oidipus Kompleksinin ortadan kalkışını sorgular ve bunun temel nedeni olarak, caydırıcı gücü herhangi bir başka etkenden çok daha etkili olan hadım edilme tehdidinde görür.

Cinsiyetler Arasındaki Anatomik Farklılığın Bazı Sonuçları” (1925) makalesinde Freud , Kız çocuğunun cinsel yapısını incelemeye girişir. Kız çocuğunun mastürbasyonunun altında belli belirsiz olarak babadan çocuk sahibi olma isteği yatar.  Kız çocukta da fallik öncelik vardır ve erkek çocuğunun cinsel organının incelenmesi penis hasedini doğurur. Çoğunlukla hadım edilme anneye ya da onunla ilişkili bir eyleme bağlanır. Sonuç olarak, oğlan çocuğunun Oidipus kompleksi hadım edilme kompleksi ile biterken, kız çocuğununki hadım edilme kompleksi sayesinde mümkündür ve onun tarafından başlatılır.

Hadım edilme kaygısı, tüm nevrozların çekirdeğidir derken Freud’un burada tüm klinik görüngüleri kastedip kastetmediğini sorgulayan Andre Green, bu sorunun cevabının hadım edilmenin, hadım edilmenin öncülleri ile olan ilişkisi bağlamında ele alınması gerektiğini vurgular. Freud’un Narsisizm Üzerine’de hadım edilme kompleksinin bulunmadığı bazı olgulardan bahsettiğine gönderme yapan Green, dağılma korkusunu örnek olarak bu eksende işler.. O halde, bazı nevrozlarda hadım edilme kaygısına yüklenen durumların bir diğerinde parçalanma kaygısına yüklenmesi olasıdır. Ancak burada dağılma korkusunun, dar kapsamlı, daha sınırlı ve daha simgesel kaygı biçimlerine temel olarak görecek ikili bir zamansal nedenselliğe başvurmak yerine, Freud’un düşüncesine uygun olarak hadım edilmeyi düzenleyici bir konuma yerleştirip, başka alanlarda ona tekabül eden yapıyı araştırmanın doğru olduğunu vurgular. Yani psikozların ve sınırların kendi çekirdek kaygılarının hadım edilme kaygısından farklı kaygılar olduğunu vurgular ancak bunlar da hadım edilme kompleksinin içerisine dahil edilmelidir. Hadım edilme kaygısının öncüllerini incelemeye girişen Green, Freud’un ilk kaygı olarak Rank’ın doğum anı kaygısını değil de memeden kesilmenin yarattığı nesne kaybı kaygısını kabul ettiğini ve bu kaygının hadım edilme ile ilişkisi konusunda ipucu verdiğini ifade eder. Ekonomik ve simgesel mekanizmalardan kaynaklanan ya da libido gelişmesinin farklı evrelerine ait olan bir dizi kaygı ile karşı karşıya kalırız. “Gelişimin belirli her bir dönemine adeta tamı tamına uyan, kaygı yaratıcı belirli bir durumun denk düştüğü söylenebilir. Ruhsal çaresizlik tehlikesi benin gelişmemişlik dönemine, memeyi yitirme tehlikesi çocuğun ilk yıllarındaki bağımlılığına, hadım edilme tehlikesi fallik evreye ve üstben karşısındaki kaygı da gizil döneme karşılık gelir. Tüm bu koşul ve kaygılar aynı anda var olmaya devam edebilirler ve beni, uygun düşen dönemden çok önceki döneme bir kaygı ile cevap vermeye itebilirler. Freud’a göre hadım edilmenin sonucu anne ile yeniden birleşmenin kesin olarak imkansızlaşmasıdır. Ancak Freud’a göre, hadım edilmenin öncüllerini (memeden kesilme ve sfenkter eğitimi) fallik öncellikle aynı zamanda gerçekleşen yoğun narsisistik yatırım nedeniyle, bizzat penisi ilgilendiren bir kaygı ile karşılaştırılacak etkiye sahip değillerdir. Klein ve onu takipçileri olan nesne ilişkileri kuramcıları arkaik kaygılardan bahsetmişlerdir. Bu bağlamda, Klein’ın yok olma kaygısı, Bion’un tasavvur edilemez kaygı veya Winnicott’un çöküş kaygısı örnek verilebilir. Hadım edilmenin öncüllerini ifade ettikten sonra ardıllarını incelemek gerekmektedir. Hadım edilme ruhsal aygıtın dönüşümleri hadım edilme kaygısına, üstben karşısında duyulan kaygıdan başka bir şey olmayan toplumsal bir kaygı görünümü verir.

Freud, Fetişim makalesinde (1927) fetişist nesneyi, annenin ikame penisi olduğunu ve fetişizmi, gerçekliğin yarılma ve inkar ile değişimlenmesi, annenin olmayan penisi yerine yeni bir penis koyma işlemi olarak tanımlar. Anneye penis veren kişi, hadım edilme gerçekliğini reddeden ve yarılma mekanizması ile penise sahip olan anne ile penise sahip olmayan anneyi birbirinden ayırır. Fetişizm makalesi, fetişizme ve cinsel sapkınlıklara açıklama getirmektedir. Ayrıca Hadım Edilme kaygısı ile mücadele konusunda kullanılan savunmaları incelemesi açısından ayrıca önemlidir.

Hadım Edilme ve Kadın Cinselliği konusu halen tartışma konusu olmaktadır. Freud’un kadın cinselliğine bakış açısının çoğu kez ataerki ve erkek şovenizmi içerdiği iddiası konusunda Green, Freud’dan önce kadın cinselliğinin tam anlamı ile karanlık olduğunun dikkate alınması gerektiğini ve bu konuda Freud’a karşı insaflı olunması gerektiğini ifade eder. Kadın cinselliği ve hadım edilme sorunsalı incelenirken, odipal öncesi durumlara eğilmenin mantıklı göründüğünden bahseder. Hadım Edilme Kompleksi bir süreklilik içerisinde gelişirken, Rüyalar kuramına benzer olarak çok fazla radikal revizyona tabi tutulmamış bir kavramdır.(Green,2004)

 

Green, A. (2004). Hadım Edilme Kompleksi. (L. Kayaalp, Trans.). İstanbul: Metis.